İnsanlar çoğu işe başlamadan önce hep kendi içlerinden şunu geçirirler;
- Bu çok zor ben nasıl yapabilirim ki ?
İnsanoğlu kendi zihni içinde hep bir yanılgılara düşüp işe başlamayarak, yada, işe başladıktan sonra yarıda bırakarak, başarısızlıklar yaşamaktadırlar.
Zor korkusunu yenmek aslında bilinçaltındaki zihnin yanılgısını kaybetmekten geçer.
Aslında zor diye bir şey yoktur! Zihin bunun zor olduğunu söyler. Kişi bir işi ne kadar zorlu görürse görsün, o işi parçalara bölerek, sistemli bir şekilde ve sabırla üstüne gittiği takdirde, iş başarıyla sonuçlandırır.
Zihin yanılgıları, her karşılaştığımız işin, ne kadar zor olduğunu, sürekli bilinçaltına, sistemli bir şekilde empoze ederek bizi yanıltır.
Örneğin hiç matematik bilmeyen bir çocuk, matematikle tanıştığı günden itibaren zor olduğunu düşünmektedir. Ama biraz emek, biraz sabırla üzerine gittiğinde, aslında hiç de zor olmadığını görmektedir. İşte burada zihin yanılgısına düşen kişi, zor olduğunu zannettiği bir olayı, öğrendikçe, aslında çok da kolay olduğunu anlamaktadır.
Disiplin, öğrenme, uygulama güdülerine sahip insanlar, zor diye bir kavramı tanımamaktadırlar. Çünkü onlar karşılaştıkları olayalar karşısında uzun veya kısa vadede sabırla, o işin üstüne sistemli bir şekilde gittiklerinden, zihin yanılgılarına düşmemektedirler.
21. Yüzyılın sonları artık programlama çağıdır. Makinalar, araçlar, evler diğer sistemler programlar üzerine çalışmaktadır. Tabi insanoğlu duygusal bir varlık olduğu için her birey, kendine bu sistematik programlamayı tam olarak yapamamaktadır. Ama olaylar karşısında zihin yanılgılarına düşmek istemiyorsak, kendimizi programlamanın ne kadar önemli olduğunu bilmemiz gerekmektedir.
Sistemli bir şekilde kendini programlamış insan zor kavramı diye bir şey bilmez. Sadece işlerin uzun zamanda veya kısa zamanda halledebileceğini bilir.
Bu yazıyı okuduktan sonra artık, hayatınızda karşılaştığınız işler karşısında, aşağıdaki cümleyi sürekli hatırlayın;
Zihin yanılgılarına düşmeyin, zor diye bir şey yoktur, sadece zaman alması vardır…


